Erken doğan bebekler enfeksiyona daha yatkın oluyor !!!

cocuk-dogum

cocuk-dogum

Son adet tarihinin ilk gününden itibaren 37 haftadan önce canlı doğan bebekler ‘’prematüre’’ olarak tanımlanır.Preterm doğumla düşük sosyoekonomik düzey arasında kuvvetli pozitif bir ilişki vardır. Düşük sosyoekonomik düzeydeki ailelerde annede yetersiz beslenme, kansızlık ve diğer hastalıklar, hamilelikte yetersiz bakım, yanlış ilaç kullanımı ve doğum komplikasyonları oranı yüksektir. Ayrıca annenin üreme sağlığı problemleri ( düşük, ölü doğum, prematüre doğum) daha fazladır. Diğer risk faktörleri arasında ; iki gebelik arası sürenin kısa olması, dörtten fazla çocuk doğurmak, adölesan (ergen) gebelikler sayılabilir. Erken doğum yapan kadınların tekrar erken doğum yapma riski artmıştır.

Preterm doğum sebepleri çok faktörlüdür ; bebek, anne ,plasenta ve uterus (rahim) kaynaklı olabilir.Dünyada her yıl on beş milyon prematüre bebek doğmaktadır.  Son yıllarda tıptaki gelişmelerle birlikte özellikle çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerin artan yaşam oranı beraberinde komplikasyonları da getirmiştir.
Prematüre Bebeklerin Problemleri:
Solunum: Respiratuar distres sendromu (solunum sıkıntısı),Hava kaçağı,Apne (solunum durması),Kronik akciğer hastalığı
Kardiyovaskuler: Patent duktus arteriozus,Hipotansiyon (düşük tansiyon),Bradikardi (düşük kalp atım hızı)
Hematolojik: Anemi (kansızlık)
Gastrointestinal: Yetersiz gastrointestinal fonksiyon (yetersiz mide barsak fonksiyonu),Nekrotizan enterokolit
Metabolik-Endokrin: Hipokalsemi,Hipoglisemi,Hiperglisemi,Hipotermi
Merkezi Sinir Sistemi: İntraventriküler kanama (kafa içi kanama),Konvulzyon,Prematüre Retinopatisi (prematüriteye bağlı göz hastalığı)
Erken dönemde ve sonrasında olabilecek komplikasyonların önlenmesi ve giderilmesi için prematüre bebekler doğum odasında ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde aralarında Çocuk hekiminin bulunduğu deneyimli bir ekip tarafından takip edilmelidir.
Doğumda hava yollarının temizlenmesi , solunumu uyarma, Kordon ve göz bakımı, K vitamini uygulaması normal zamanında doğan bebekler gibidir. Bunlara ek olarak ısı kontrolu, hava yolu açıklığının sağlanması, kalp atım ve solunum hızının izlenmesi ve oksijen tedavisine dikkat edilmelidir. Doğum odası ve Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği rahatsız edecek her türlü gereksiz işlem ve yüksek sesten kaçınılmalıdr.
Prematüre bebekler düşük ısıya zamanında doğan bebeklere göre daha duyarlıdır. Özellikle çok düşük doğum ağırlıklı bebekler küvöz dışında vücut ısılarını koruyamazlar. Çıplak bir prematüre bebeğin santral sıcaklığı 36.5-37.0°C’de tutulmalıdır. Vücut ısısı korunamayan bebeklerde ölüm oranı artar. Bunun için bebek doğduğunda kurulanıp önceden ısıtılmış bir örtüye sarılması ve küvöze transportu sırasında ısı kaybının önlenmesi çok önemlidir.
Santral siyanoz hemen tedavi edilmelidir, ancak hipoksiye bağlı hasarı en aza indirmek için oksijen verilirken, oksijenin gözlerde (prematüre retinopatisi) ve akciğerde oluşturduğu toksisite de göz önüne alınarak kar-zarar hesabı yapılarak oksijen verilmelidir.
Prematüre bebekler enfeksiyona yatkındır. Doğumdan itibaren enfeksiyondan koruma için her türlü önlem alınmalıdır. Bebekle ilgilenen tüm personel özellikle el yıkamaya çok önem vermeli, enfeksiyon riskini en aza indirmek için gereksiz tıbbi girişimlerden kaçınılmalıdır. Ancak enfeksiyondan koruma amaçlı anne ve babanın ziyaretleri kısıtlanmamalıdır. Gerekli koruyucu önlemler alındığı takdirde anne ve babanın ziyaretleri enfeksiyon riskini arttırmaz ve bebekle ilişki kurmaları ve bakımını öğrenmeleri açısından çok önemlidir.
34. haftadan önce bebeklerde emme ve yutma refleksleri gelişmez. Bu dönemde beslenme uygun kalori ve besin öğeleri hesaplanarak sonda ile enteral(sonda ile ağızan) ve parenteral (damar yolu ile) yolla sağlanır. Bebeğe mümkün olan en kısa zamanda trofik beslenme başlanmalıdır. Trofik beslenme tam olgunlaşmamış gastrointestinal sistemin gelişimini uyarmak için prematüre bebeklere çok küçük miktarlarda enteral beslenme verilmesidir. Sonrasında enteral beslenme kademeli olarak arttırılarak parenteral sıvı azaltılır.
Bu yaklaşım prematüre bebeğin en önemli sorunlarından olan nekrotizan enterokolit sıklığını azaltabilir. Aynı zamanda gerekli kalsiyum, fosfor, eser elementler ve vitamin desteği sağlanmalıdır.Genel durumu iyi , emme refleksi kuvvetli olan bebeklerde oral beslenme denenebilir. Ancak 1500 g’dan düşük ağırlıklı bebeklerin çoğu solunum, emme ve yutma işlemlerini aynı anda koordine edemedikleri için sonda ile beslenmeleri gerekir.Tüm bebeklerde olduğu gibi prematüre bebeklerde de enteral beslenmede ilk tercih anne sütüdür. Anne sütü bebeği enfeksiyonlardan korur, nekrotizan enterokolit riskini azaltır, uzun vadede obezite riskini azaltır ve bebeğin nörogelişimine katkıda bulunur. Anne sütü yetersiz olan prematüre bebekler özel prematüre mamalarıyla beslenir.
Prematüre bebeklerin karşılaşacağı riskleri azaltmak ve bunlarla baş edebilmek için doğumun tam teşekküllü bir hastanede, konusunda uzman bir ekiple gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bebeğin hastanede kaldığı süre boyunca anne ve babaya eğitim verilmeli, aile bebeğe evde gerekli bakımı sağlayacak düzeye ulaşmadan bebek taburcu edilmemelidir. Taburculuktan sonra da bebeğin düzenli olarak Çocuk hekimi tarafından muayene edilmesi, büyüme ve gelişiminin kontrol altında tutulması gerekmektedir.
Advertisements
This entry was posted in HABER and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s